(TBMM) – DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesi Taksim Meydanı’na yönelik yasaklara tepki göstererek, “Sizin siyasetiniz bir mehteran siyaseti, bir ileri, bir geri, bazen iki geri. Dolayısıyla 1 Mayıs meselesi de böyle. Taksim Meydanı niye yasaklı? Vali açıklama yapıyor ‘4 ilçede 1 Mayıs kutlanamaz’ diye. Bunun mantığı ne? Bakın, barış sürecinde de aynı şeyi yapıyorsunuz, bir ileri, şimdi bir geri, durdu, dondu. Acaba bir adım geri mi gideceksiniz, bir adım ileri mi? Artık bu mehteran siyasetinden vazgeçin” dedi.
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu’nda, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçilmeden önce siyasi partilerin grup temsilcileri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ: “Kurban Bayramında 28 bin 75 lira yardım yapılmalı”
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, emekli bayram ikramiyelerinin yetersizliğine dikkat çekerek, bu ödemelerin asgari ücret seviyesine çıkarılması çağrısında bulundu.
Özdağ, emekli ikramiyelerinin başlangıç sürecini hatırlatarak, dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bin liralık ikramiye önerisine iktidarın önce karşı çıktığını, ardından “verelim” dediğini ifade etti. İkramiyelerin ilk verildiği dönemdeki alım gücüne değinen Özdağ, “Bu bin lira ilk defa verildiğinde vatandaşlar ne yapmıştı? 1 kurban alabiliyordu 850 liraya, 150 lira artırıp bayramını da rahat rahat geçirebiliyordu, köyüne, kasabasına gidebiliyordu” dedi.
Güncel durumda bayram ikramiyesinin yetersiz olduğunu belirten Özdağ, “Vatandaşlarımıza 4 bin lira değil, 28 bin 75 lira yardım yapılması ve her bayramda da Türkiye’nin gündeminden çıkması gerekmektedir. Bununla da kurban alamaz da hadi neyse yine bir yaklaşmış olur, 30-35 bin lira bugün küçükbaş kurban. O nedenle emekli ikramiyelerini tekrar gözden geçirin” ifadelerini kullandı.
İktidarın ekonomi yönetimindeki söylemlerini de eleştiren Selçuk Özdağ, “Bir yandan ‘Ekonomimiz pik yaptı’ diyorsunuz, bir diğer yandan da ‘Neden bunlar oluyor?’ diyorsunuz” diyerek emeklilerin içinde bulunduğu durumun düzeltilmesini talep etti.
Çömez: “Başkan yardımcısı Bankayı dolandırırsa o banka zarar eder”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Merkez Bankası’nın geçtiğimiz yıl 1 trilyon 64 milyar lira zarar ettiğini ifade ederek, “Eder çünkü 14 tane yöneticisine 81 milyon lira maaş verirseniz eder. Başkan yardımcısı, koskoca bankanın başkan yardımcısı gider, Singapur’da şirketler kurup Merkez Bankası’nı dolandırırsa o Merkez Bankası zarar eder. Düşük kur yüksek faiz politikasıyla kuru baskılamak için döviz satışıyla ilgili politikaları böyle uygularsanız, o Merkez Bankası zarar eder. Nihayetinde, zenginlerin cebini daha da doldurabilmek için kur korumalı mevduat politikası uygularsanız Merkez Bankası zarar eder” diye konuştu.
Çömez, PTT’nin 178 yıllık kar etme geleneğinin son yedi yılda bozulduğunu ve kurumun 14 milyar liraya yakın zararı olduğunu vurgulayan Çömez, “Dünyanın her yerinde bu tür kuruluşlar kar ederken bizim ülkemizde zarar ediyor” dedi.
Tarım Kredi Kooperatifleri ve marketlerindeki zarara da dikkati çeken Çömez, bu zararın nedenlerine dair sordukları soruların yanıtsız kaldığını ifade etti. Çömez, “Zarar eden marketlerin başındakine ayda 1,5 milyon lira nasıl maaş verilir, bunun da hesabını sorduk ama ne yazık ki hiçbir cevap, hiçbir özür, hiçbir geri adım atılmadı” ifadelerini kullandı.
Temelli, 1 Mayıs’taki Taksim yasağını eleştirdi
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, 1 Mayıs’a doğru giderken işçi sınıfı ve emekçilerin yaşadığı koşulların ortada olduğunu belirterek ülkede ciddi bir yoksulluk ve açlık yaşandığını ifade etti. Asgari ücret ve emekli maaşlarının yetersizliğine dikkati çeken Temelli, “Gerçekten Türkiye’deki emeğin dünyasına baktığımızda, emeğin dünyası aslında artık bir sefalet dünyasına dönmüş durumdadır. Açlık sınırı 35 bine çıkmış, yoksulluk sınırı 113 bin liraya çıkmış durumda ama maalesef bugün hâlâ Şimşek, zorda olduğu için emekçilere yüklenmeye devam ediyor” diye konuştu.
Taksim’in bir “1 Mayıs Meydanı” olduğunu, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında kutlamalara açıldığını hatırlatan Temelli, “Sizin siyasetiniz bir mehteran siyaseti, bir ileri, bir geri, bazen iki geri. Dolayısıyla 1 Mayıs meselesi de böyle. Taksim Meydanı niye yasaklı? Vali açıklama yapıyor ‘4 ilçede 1 Mayıs kutlanamaz’ diye. Bunun mantığı ne? Bakın, barış sürecinde de aynı şeyi yapıyorsunuz, bir ileri, şimdi bir geri, durdu, dondu. Acaba bir adım geri mi gideceksiniz, bir adım ileri mi? Artık bu mehteran siyasetinden vazgeçin” dedi.
Başarır’dan İşsizlik Fonu’ndaki devlet katkısının düşürülmesine tepki
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, 1 Mayıs’ın emeğin, alın terinin ve dayanışmanın günü olduğunu belirterek işçiler açısından ülkedeki tablonun ağır olduğunu savundu. Ortada bir bayram havası olmadığını ifade eden Başarır, “Maalesef ki emek işçi açısından ülkemizde ağır bir tablo var. Ortada bir bayram yok, emek var, ekmek yok. Ter var, adalet yok, mesai var, güvence yok” dedi.
Milyonlarca işçinin açlık sınırının altında yaşadığını dile getiren Başarır, “TÜRK-İŞ açıkladı, daha çok yeni açıkladı. Yoksulluk sınırı 112 bin 661 lira, açlık sınırı 34 bin 587 lira ama asgari ücret 28 bin 75 lira. Bu şartlarda 1 Mayısı kutlayacağız, meydanlarda olacağız. Milyonlarca insanımız işsiz, iş bulma umudu yok, işsizlik günden güne artıyor” diye konuştu.
1 Mayıs kutlamaları için belirlenen meydanların sınırlı tutulmasına ve Taksim yasağına tepki gösteren Başarır, hazırlanan güvenlik önlemlerini “abluka” olarak niteledirdi. Başarır, “Daha bugünden her yerde polis ablukaları, bariyerler, gaz siparişleri, kelepçeler var. Bari insanlar çıkıp hakkını arayabilsinler, yürüyebilsinler, bir gün verilen resmî tatil olan bayramını kutlasınlar ama maalesef ki ülkemizde çok kötü bir tablo var” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında 30 Nisan gecesi yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına da değinen Başarır, İşsizlik Fonu’ndaki devlet payının azaltılmasını eleştirdi. Kararın zamanlamasına dikkati çeken Başarır, “1 Mayıs dedik, gece 1 Mayıs arifesi bir Cumhurbaşkanı kararı çıktı. ‘Aha, Reis herhâlde kesenin ağzını açtı, işçiyi düşündü’ dedim çünkü 30 Nisan’da bu karar çıktı. Aynen şunu diyor: İşsizlik Fonu’nda devlet payını 0,5 olarak belirledim. Hayır reis, belirlemedin, 1’den 0,5’e düşürdün ama ‘1 olanı 0,5’e düşürdüm’ demekten bile utanıyorlar. Madem bunu yapacaksın, bari bunu 1 Mayıs’ın arifesinde yapma ya! Reis işçiye bayramdan önce ne verdi? Müjde verdi, hediye verdi, devlet katkısını 1’den 0,5’e düşürdü. Yazıklar olsun” değerlendirmesini yaptı.




