Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) – Sinop Nükleer Karşıtı Platformu, Çernobil Faciası’nın yıl dönümü nedeniyle yürüyüş ve miting düzenledi. KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, ülkedeki yer altı ve yer üstü kaynaklarına yönelik saldırılar olduğunu savunarak, “Yaşamı değil, rantı esas alan kapitalist, emperyalist sistem ve onun tam biatçısı olan iktidarların ülkemizde yaşanacak bir il, bir ilçe, bir köy bırakmamak gibi bir iddiası var.” dedi.
Sinop Nükleer Karşıtı Platform, 26 Nisan 1986’da meydana gelen Çernobil Faciası’nın 40’ıncı yıl dönümü nedeniyle yürüyüş ve miting düzenlendi. Türkiye’nin farklı illerinden gelen sendika ve dernek temsilcilerinin katılımıyla Eski Otogar mevkisinden başlayan yürüyüş, “Nükleere hayır”, “Nükleere inat, yaşasın hayat” sloganlarıyla Uğur Mumcu Meydanı’na sona erdi.
Yürüyüşün ardından meydanda düzenlenen mitingde nükleer santral karşıtı açıklamalar yapıldı. KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ekoloji mücadelesinin bir emek mücadelesi olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
“Özellikle ülkemizin yer altı, yer üstü kaynaklarına bir saldırı gerçekleşiyor. Bu saldırı bu sistemin fıtratında var. Bu sistemin rant kültüründe var. Yaşamı değil, rantı esas alan kapitalist, emperyalist sistem ve onun tam biatçısı olan iktidarların ülkemizde yaşanacak bir il, bir ilçe, bir köy bırakmamak gibi bir iddiası var. Peki bizi daha çok neresinden ilgilendiriyor? Bir ara bir yerde değerlendirme yaparken köylerimizde suyumuzu, toprağımızı, havamızı kirletenler iki gün sonra gelip bize o suyu parayla satacaklar demiştim. Aşağı inerken bir arkadaşımız geldi, dedi ki ‘başkan bizim köyümüzde artık su zaten parayla satılıyor’. Köylerimizde dahi bize suyu parayla satmayı hedefleyenlerdir bunlar.
Bunlar ekolojiye yönelik saldırılarıyla ülkemizde bütün illerde Şırnak’ta olduğu gibi Muğla’da, Akbelen’de olduğu gibi, Çanakkale’de olduğu gibi, Muş’ta olduğu gibi Sinop’ta da Sinop halkına yaşayacakları bir Sinop bırakmadıklarında, üretecekleri bir Sinop bırakmadıklarında Sinop halkını sürgüne rıza gösterme noktasına getiriyorlar. Peki siz kendi doğduğunuz şehirde yaşayamaz hale gelince ne oluyor? Büyük metropol kentlerinin arka sokaklarında sadece kira ödemek için ömür tükettiğiniz ucuz iş gücüne dönüşüyorsunuz. Tam da bunun hesabını yapıyorlar. İşte buna karşı vermiş olduğumuz mücadele ekoloji mücadelesi bir emek mücadelesidir diyoruz bir tarafıyla. O yüzden bugün artık KESK için emek mücadelesi, barış mücadelesiyle nasıl birleşiyorsa, demokrasi mücadelesiyle nasıl birleşiyorsa, aynı zamanda ekoloji mücadelesiyle de birleşmek zorundadır dedik ve sizlerle yan yana olma noktasındaki iradimizi açık bir şekilde ortaya koyduk. Bugünden yarına değil bir mücadele boyunca sizlerle yan yana olacağız. Yine halkların iklim zirvesinde de birlikte yol alacağımıza inanıyoruz. Buradan yakın zamanda hepimizin beklediği 1 Mayıs’ınızı kutlamak isterim.”




