Haber: Oktay YILDIRIM
(İSTANBUL) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı, okullarda yaşanan şiddete ilişkin görüşünü açıklarken “İktidar sorumluluk işi arkadaş. Sorumluluk ister. Sorumluluk alacaksınız. İyiyken sizin, kötüyken beraber çözelim yok öyle bir dünya. Beceremiyorsanız istifa edeceksiniz getirirsiniz sandığı yaparız” dedi. İnanlı, “Okullardaki rehber öğretmenler, eğer biraz psikoloji bozuk çocuk varsa o çocuğun ailesi ne yaşıyor, rehabilite edelim diye bakacaksın. Atanamayan öğretmen sorunu yaşatmayacaksın bu ülkeye. Bir sürü öğretmen o sınavları geçip Türkiye’nin her yerinde Anadolu’nun köyünde öğretmenlik yapmaya hazır. Pazarda limon satıyor…” ifadelerini kullandı.
İBB Meclisi’nin nisan ayı üçüncü oturumunda dün Kahramanmaraş’ta bir okulda yaşanan ve 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırı gündeme geldi. Konuyla ilgili konuşan İBB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Faruk Gökkuş “İstifa etmekle sorun çözülmüyor” sözleri üzerine konuşan İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı, “Beraber çözüm bulalım. TBMM’de CHP’nin verdiği hangi soru önergesini kabul ettiniz? 24 yıl, bu ülkeyi yönetiyor, hangi önergeyi kabul etti?” dedi.
“Bolu’da otel yanar 70 kişi ölür, Turizm Bakanı ‘ben istifa etsem ne olacak’ der”
İnanlı, konuşmasında iktidardan sorumluluk beklediklerini belirterek şunları söyledi:
“Ölen çocuklar bizim çocuklarımız, öğretmenler bizim öğretmenlerimiz, benim annem babam da öğretmen. Köy öğretmenliği yaptı benim annem babam. Öğretmenlerin ne koşullarda çalıştığını da biliyoruz, çocukları da biliyoruz. Ama biz sorumluluk istiyoruz. Çorlu’da tren devrilir, 30’dan fazla ölüm olur, Ulaştırma Bakanı ‘ben istifa etsem ne olur’ der, Bolu’da otel yanar, 70 kişi ölür, Turizm Bakanı ‘istifa etsek ne olacak, hep beraber çalışalım’ der.
“Sorumlular halen koltuklarında oturuyor”
Okullara çocuklar silahlarla girer, bakın otomatik silahla giriyor çocuk, öğretmen ve arkadaşlarını öldürüyor. Dokuz kişi ölüyor, maalesef küçücük 10 yaşındaki çocuk, evlatları toprağa gömmek, nasıl bir acı. Bunun üzerinden siyaset yapılır mı? Biz bunun üzerinden siyaset yapabilir miyiz? Ama Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu okullara güvenlik sağlayın, o ölen öğretmenler birkaç ay önce daha yine bir gencecik öğretmenimiz var, Fatmanur adını bir sokağa vereceğiz, olay oluyor, vah vah diyoruz hemen önlem alacağız diyoruz. Bundan sonra başka şeyler de yapacağız diyoruz. Sorumlular halen koltuklarında oturuyor. Evet istifa etmek çözüm olmayabilir. O istifa ettiğinde liyakatı olmayan aynı politikaları devam ettiren aynı etkisiz işlemlerle sürdüren insanları koyarsan hiçbir zaman çözüm olamazsın. 50 kere de değiştirsen sonuç alamazsın. Ama bir dönüp bakacaksın. Ben nerede yanlış yaptım.
“Milli Eğitim politikanı değiştireceksin”
Burada TV dizilerine suç bulmakla olmaz. Getirirsin RTÜK’ü her şeyi yasaklarsın. Sosyal medyaya da yasak koyarsın. Bu değil. Milli eğitim politikanı değiştireceksin. O çocukların eğitimini değiştireceksin. Okullardaki rehber öğretmenler, eğer biraz psikoloji bozuk çocuk varsa o çocuğun ailesi ne yaşıyor, rehabilite edelim diye bakacaksın. Atanamayan öğretmen sorunu yaşatmayacaksın bu ülkeye. Bir sürü öğretmen o sınavları geçip Türkiye’nin her yerinde Anadolu’nun köyünde öğretmenlik yapmaya hazır. Pazarda limon satıyor. Herkesi böyle elersen, milli eğitim politikası koymazsan o okulların kapısına bekçi koymakla da çözülmez.
“İktidar sorumluluk işidir, beceremiyorsanız istifa edeceksiniz”
Hepimizin önceliği güvenlik. Hepimizin çocuğu var. 10 yaşındaki çocuğu toprağa vermek, ben bugün sabah gözümde canlandıramadım. Bu nasıl bir acıdır, ölen de öldüren de, ölen Ayla öğretmenmiş, çocukların üzerine kapanmış. Eşi kalp krizi geçirmiş. Nasıl bir acı yaşıyoruz. Milli Eğitim Bakanı istifa etmesin ne var canım bunda. Beraber çözüm bulacağız. Beraber çözüm bulalım. TBMM’de CHP’nin verdiği hangi soru önergesini kabul ettiniz? 24. yıl, bu ülkeyi yönetiyor, hangi önergeyi kabul etti? Bize gelince siyaset yapmayın. Konuşmayacak mıyız? Hiçbir şey söylemeyeceğiz. İktidar öyle olmuyor. İktidar sorumluluk işi arkadaş. Sorumluluk ister. Sorumluluk alacaksınız. İyiyken sizin kötüyken beraber çözelim. Yok öyle bir dünya. Beceremiyorsanız istifa edeceksiniz. Getirirsiniz sandığı yaparız”



