1. Haberler
  2. Gündem
  3. Diyanet’in cuma hutbesinden: Alın teri mukaddestir

Diyanet’in cuma hutbesinden: Alın teri mukaddestir

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bugünkü cuma hutbesinde, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla alın terinin kutsallığı vurgulandı.

Diyanet’in cuma hutbesinden: Alın teri mukaddestir
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bugünkü cuma hutbesinde, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla alın terinin kutsallığı vurgulandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı, “Alın teri mukaddestir” başlıklı cuma hutbesini yayımladı. Hutbede, şu ifadelere yer verildi:

“İslam kazanç ile infakı, zanaat ile ahlakı bir araya getiren hayat dinidir. Dinimiz, bütün insanlığı iş hayatında hak ve hukuka riayet etmeye, helal-haram bilincini kuşanmaya davet etmektedir. Alın terini mukaddes saymakta, helal ve meşru yollardan rızık temin etmeyi ibadet olarak görmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadisişeriflerinde bizleri çalışmaya şöyle teşvik etmektedir: ‘Sizden birinizin urganıyla sırtında bir bağ odun satması, böylece Allah’ın onun itibarını koruması, verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden bir şeyler istemesinden daha hayırlıdır.’

Bugün, dini ve insani değerlerin çalışma hayatının dışına itilmeye çalışıldığına şahitlik ediyoruz. Üzülerek ifade edelim ki, biz Müslümanlar da bu yanlış gidişattan nasibimizi almaktayız. Oysaki iş ve ticaret hayatındaki faaliyetler ve elde edilen gelirler, Müslüman için bir amaç ya da bir hedef olmamalıdır. Bilakis, Allah’ın rızasına ulaşmada, iki cihan saadetini elde etmede bir araç olmalıdır. Bu nedenledir ki, biz Müslümanlar ticaretimizde, alışverişimizde, işçi ve işveren ilişkilerimizde iyiliği, adaleti ve merhameti esas alan, ahlaki ilkeleri usta-çırak eğitimi çerçevesinde nesilden nesile aktaran bir anlayışı benimsemek durumundayız.

Kıymetli İşçi ve İşveren Kardeşlerim, işyerini sadece bir geçim kapısı değil, karşılıklı güvenin hâkim olduğu birer ‘emniyet yurdu’ haline getirmek, herkesin ortak görevidir. Bununla birlikte işçi; Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.s), ‘Allahutaala, işinizi en güzel şekilde yapmanızdan hoşnut olur’ nasihatine kulak vermeli; işini, sağlam ve kaliteli yapmalıdır. Yaptığı işin ve çalıştığı işyerinin kendisine bir emanet olduğu bilinciyle hareket etmeli, evine, alın teriyle elde ettiği helal lokmayı götürmenin gayretinde olmalıdır. İşveren ise Allah Resûlü’nün (s.a.s), ‘Her kimin yanında kardeşi çalışırsa, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerini aşan işler yüklemeyin’ emri gereğince, işçiye hakkını tam ve zamanında ödemeye çalışmalı, onun sosyal haklarını gözetmelidir. İşçinin güvenli ve sağlıklı bir ortamda çalışması için gerekli tüm tedbirleri almalıdır. Bu amaçla yapılacak her çalışmanın; sadece bir insanın değil, ailenin ve toplumun geleceğini korumak olduğunu unutmamalıdır.

İşveren ya da işçi olmanın, insani açıdan hiçbir üstünlüğü yoktur. Allah katında insanların en faziletlisi; imanla nasiplenen, ibadet ve güzel ahlakla hayatını süsleyen, takva elbisesine bürünendir. İnsanların en faziletlisi; hakkaniyeti, dürüstlüğü, yardımlaşma ve dayanışmayı bütün menfaatlerin üstünde görendir. Hutbemizi, Yüce Rabb’imizin şu ayetikerimesi ile bitiriyoruz: ‘Allah’ın sana verdiği şeylerle ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap…'”

Diyanet’in cuma hutbesinden: Alın teri mukaddestir
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.