1. Haberler
  2. Gündem
  3. Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılı… Büyükelçi Celal: Türkiye’nin Karadeniz’in gelecekteki güvenlik mimarisinin şekillenmesindeki rolünü kabul ediyoruz

Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılı… Büyükelçi Celal: Türkiye’nin Karadeniz’in gelecekteki güvenlik mimarisinin şekillenmesindeki rolünü kabul ediyoruz

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anmada, "Türkiye'nin dayanışmasına minnettarız ve Karadeniz'in gelecekteki güvenlik mimarisinin şekillenmesindeki önemli rolünü kabul ediyoruz" dedi. Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, "Donbas'taki siperlerde ya da Karadeniz’e komşu ovalarda yalnızca bağımsız bir ulus olarak Ukrayna'nın geleceği değil, aynı zamanda Avrupa'nın güvenliği ve istikrarının geleceği de tehlikede" ifadelerini kullanırken; Avrupa Birliği (AB) - Türkiye Delegasyonu Geçici Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, "Bu savaşın nasıl sona ereceği; Ukrayna'nın, Türkiye'nin, Avrupa'nın ve dünyanın geleceğini şekillendirecektir" diye konuştu.

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anmada, “Türkiye’nin dayanışmasına minnettarız ve Karadeniz’in gelecekteki güvenlik mimarisinin şekillenmesindeki önemli rolünü kabul ediyoruz” dedi. Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, “Donbas’taki siperlerde ya da Karadeniz’e komşu ovalarda yalnızca bağımsız bir ulus olarak Ukrayna’nın geleceği değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliği ve istikrarının geleceği de tehlikede” ifadelerini kullanırken; Avrupa Birliği (AB) – Türkiye Delegasyonu Geçici Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, “Bu savaşın nasıl sona ereceği; Ukrayna’nın, Türkiye’nin, Avrupa’nın ve dünyanın geleceğini şekillendirecektir” diye konuştu.

Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırısıyla başlayan savaş bugün dördüncü yılına girdi. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği’nde savaşın dördüncü yıl dönümü dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi. Çok sayıda yabancı misyon temsilcisi ve askeri ataşenin katıldığı anma, Ukrayna Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından açılış konuşmalarına geçildi. Etkinlikte Hıristiyanlar ve Müslümanlar adına dualar okundu. Ardından ise Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği ile ortaklaşa hazırlanan serginin açılışı yapıldı.

“Savaş 12 yıl önce başladı”

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, dört yıl önce bugün Rusya’nın Ukrayna’ya işgalini başlatmasının ardından dünyanın gelişmeleri endişeyle izlediğini belirterek, “Ancak bu savaş o zaman başlamadı. 12 yıl önce Kırım’ın işgaliyle başladı. O dönemde Kremlin hızlı bir zafer bekliyordu. Bugün, 48 ay süren acımasız çatışmalar ve sivillere yönelik sistematik teröre rağmen Rusya, Ukrayna halkını pes ettiremedi. Yoğun füze saldırılarına, harap edilen altyapıya, elektrik ve ısınma olmadan geçirilen sert kışlara rağmen Ukraynalılar birlik içinde ve dimdik ayakta kalmaya devam ediyor. Herkes kendi cephesinde; askerler, doktorlar, öğretmenler ve  gönüllüler her gün ortak mücadelemize katkıda bulunuyor” dedi.

Ukraynalı askerlerin olağanüstü cesaret ve en üst düzeyde profesyonellik sergilediğini dile getiren Celal, “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri uyum sağladı, güçlendi ve ciddiye alınması gereken bir güç haline geldi. Savunma sanayimizi güçlendirdik ve saldırganın askeri altyapısını vurabilecek modern füzeler ve insansız hava araçları geliştirdik. Ukrayna kendini savunabildiğini ispat etti” diye konuştu.

“Bu savaş tüm uluslararası düzene bir meydan okuma” 

Celal, bu savaşın yalnızca Ukrayna’ya yönelik bir savaş olmadığını kaydederek, “Bu, egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkelerine dayanan BM Şartı’na dayalı tüm uluslararası düzene bir meydan okumadır. Rusya’nın stratejisi değişmedi: Ukrayna’yı yıpratmak, dünyayı nükleer tehditlerle korkutmak ve demokratik toplumlarda yorgunluk yaratmak. Bundan dolayı saldırganlığı toprak tavizleriyle ödüllendirecek herhangi bir anlaşmanın tüm dünya için tehlikeli bir emsal oluşturacağını vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ile stratejik ortaklığımıza değer veriyoruz” 

Ukrayna’ya verilen desteğin bir hayır işi olmadığına dikkati çeken Celal, bunun istikrar, güvenlik ve kurallara dayalı uluslararası düzenin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu söyledi. Celal, “Türkiye ile stratejik ortaklığımıza büyük değer veriyoruz. Türkiye, Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü istikrarlı bir şekilde desteklemektedir. Ayrıca Türkiye, arabuluculukta önemli bir rol oynamakta, esir takaslarına ve insani girişimlere katkı sağlamaktadır. Türkiye’nin diplomatik çabaları için teşekkür ederiz. 2025 yılında İstanbul’da üç tur müzakere yapıldı. Türkiye’nin dayanışmasına minnettarız ve Karadeniz’in gelecekteki güvenlik mimarisinin şekillenmesindeki önemli rolünü kabul ediyoruz” dedi.

Celal, Ukrayna’ya verilen destek için uluslararası ortaklara teşekkür ederek, “Bugün geleceğe bakıyoruz, ancak her Ukraynalının kalbinde bu savaşta yaşamını yitirenlerin anısı yaşamaktadır. Onların fedakarlığı, güçlü kalmamızı ve adil ve kalıcı bir barış yolunda ilerlemeye devam etmemizi zorunlu kılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Dumont: “Donbas’taki siperlerde Avrupa’nın güvenliği de tehlikede”

Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, konuşmasında Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının üzerinden dört yıl geçmesine rağmen çatışmaların hala devam ettiğini, on binlerce evin yıkıldığını ve yüz binlerce insanın yaşamını yitirdiğini veya yaralandığını kaydetti. Dumont, “Ukrayna halkı, komşusunu yok etmek için milyarlar harcamayı, kendi halkı için temel kamu hizmetlerini finanse etmeye tercih eden emperyalist bir Rus gücüne karşı özgürlüğü için yılmadan mücadele etmektedir” dedi.

Ukrayna’aya desteğin G7 için önemli önceliklerden biri olduğunu vurgulayan Dumont, “Nitekim Donbas’taki siperlerde ya da Karadeniz’e komşu ovalarda yalnızca bağımsız bir ulus olarak Ukrayna’nın geleceği değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliği ve istikrarının geleceği de tehlikede. Bu nedenle G7 Başkanlığı, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona erdirilmesi ve G7’nin Ukrayna ve Ukrayna halkına desteğinin sürdürülmesi için çalışmayı hedef olarak belirlemiştir. Bu destek, pragmatik olup Ukraynalıların temel ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanmıştır. AB ve Türkiye’nin öncü rol oynadığı Gönüllüler Koalisyonu’nun çok taraflı girişimlerini tamamlayıcı niteliktedir; bu vesileyle Türkiye’yi takdir etmek isterim” diye konuştu.

G7 üyeleri, AB ve 14 diğer devletin bir araya geldiği G7 Ukrayna Enerji Koordinasyon Grubu’nun Ukrayna enerji sistemine acil destek sağlamak için 23 Ocak’ta harekete geçtiğini hatırlatan Dumont, “Bu sayede 2026 yılı için Ukrayna enerji sektörüne tahsis edilmek üzere ilave birkaç yüz milyon Euro tutarında finansman seferber edilmiş, ayrıca ayni ekipman bağışları yapılmış ve bunlar halihazırda Ukrayna’ya sevk edilmektedir” dedi.

“Adalet ve özgürlük galip gelecek” 

Dumont sözlerini, “G7 ortaklarının Ukrayna’yı desteklemeye ve sağlam güvenlik garantilerine dayanan adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik çabalara tam bağlılıklarını sürdürdüklerini vurgulamak isterim. Adalet ve özgürlük galip gelecektir” ifadeleriyle tamamladı.

Vilcinskas: 2026 Ukrayna’ya yönelik saldırganlığın son bulduğu yıl olmalı

AB-Türkiye Delegasyonu Geçici Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, Ukraynalıların ülkelerini, bağımsızlıklarını ve barışçıl ve müreffeh bir Avrupa’nın geleceğini kahramanca savunduklarını dile getirerek, “Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik barbarca saldırganlığı beşinci yılına girerken, 2026 Ukrayna’ya yönelik saldırganlığın son bulduğu yıl olmalıdır. Savaşın sürmesinin tüm sorumluluğu yalnızca Rusya2ya aittir. Hepimiz biliyoruz ki barışı en çok isteyen Ukrayna’dır” şeklinde konuştu.

Saldırganın yatıştırılmasının bir seçenek olmadığını kaydeden Vilcinskas, “Saldırganlık ödüllendirilmemelidir. Barış yalnızca savaşın olmaması anlamına gelmez. Barış, gelecekte savaşı imkansız kılan bir çözümdür. Ukrayna, güvenliğe, egemenliğe ve refaha dayanan kalıcı bir barışa hazır ve kararlı olduğunu açık bir biçimde göstermiştir ve AB, Ukrayna’nın arkasındadır ve ABD öncülüğündeki barış çabalarına etkin bir şekilde katkı sunmaktadır” dedi.

“Barış kalıcı, güvenilir ve uluslararası hukuka uygun olmalı” 

Vilcinskas, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu savaşın nasıl sona ereceği; Ukrayna’nın, Türkiye’nin, Avrupa’nın ve dünyanın geleceğini şekillendirecektir. Eğer saldırganlık ödüllendirilirse, egemenlik pazarlık konusu haline gelirse ve siviller öldürülürse, saldırganların gücü kontrol altına alınamaz. Bu gerçekleşemez. Barış kalıcı, güvenilir ve uluslararası hukuka uygun olmalıdır. Bu nedenle AB, Ukrayna’nın şartları temelinde ve BM Şartı’na dayanan adil ve kalıcı bir barış sağlanana dek Ukrayna’nın ve Ukrayna halkının yanında olacaktır. AB Ukrayna’nın toparlanma sürecinde, AB üyeliğinde gerekli reformlarda ve yeniden inşa sürecinde de ne kadar sürerse sürsün Ukrayna’nın yanında olmaya devam edecektir.”

 

Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılı… Büyükelçi Celal: Türkiye’nin Karadeniz’in gelecekteki güvenlik mimarisinin şekillenmesindeki rolünü kabul ediyoruz
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.