1. Haberler
  2. Gündem
  3. “Aziz İhsan Aktaş Davası”nın 17’inci gününde mahkeme heyeti, avukat beyanlarına süre kısıtlaması getirdi

“Aziz İhsan Aktaş Davası”nın 17’inci gününde mahkeme heyeti, avukat beyanlarına süre kısıtlaması getirdi

"Aziz İhsan Aktaş Davası"nın görülmesine Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda, 17’inci gününde tutuklu 24 sanığın avukatlarının ara mütalaaya karşı beyanlarıyla devam etti. Duruşmada toplam 13 sanığın avukatı konuştu. Mahkeme heyeti, avukat beyanlarının uzun sürmesi nedeniyle savunmalara süre kısıtlaması getirdi. Duruşma yarın avukat beyanlarıyla devam edecek.

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) “Aziz İhsan Aktaş Davası”nın görülmesine Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda, 17’inci gününde tutuklu 24 sanığın avukatlarının ara mütalaaya karşı beyanlarıyla devam etti. Duruşmada toplam 13 sanığın avukatı konuştu. Mahkeme heyeti, avukat beyanlarının uzun sürmesi nedeniyle savunmalara süre kısıtlaması getirdi. Duruşma yarın avukat beyanlarıyla devam edecek.

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü”nün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla, 200 sanık hakkında açılan davanın duruşması, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda devam etti. Duruşmanın 17. gününde tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Sırayla tutuklu sanıklar Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Oya Tekin’in eşi Celal Tekin ve BELTAŞ Başkanı Önder Gedik, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger, Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, Esenyurt Belediyesi’nde temizlik işleri personeli Mustafa Yolcu, İSFALT Genel Müdürü Burak Sırali, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş, İSFALT’tan Sencer Hacıoğlu, Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz’ın avukatları, duruşma savcısının tutukluluk hallerinin devamına ilişkin ara mütalaasına karşı beyanda bulundu.

“Ortada bir ölü var, ölüye kimse sahip çıkmıyor ama taziye bize kalıyor”

Utku Caner Çaykara’nın avukatı, “müvekkil manipülatif beyanlarla bir kurgu içerisinde (hapsedildi). Bu kurgu, Aziz İhsan Aktaş’ın beyanıyla başladı. Aziz İhsan Aktaş, sonrasında zaten diyor ki ‘Ben ne Erhan Daka’yı ne Utku Caner Çaykara’yı tanırım, ne de onlar beni…” şeklinde konuştu.

Çaykara’nın ihalelerde hiçbir yetkisi olmadığını ve ihalelerin hiçbir aşamasında yer almadığını belirten avukat Berfin Arslan, “Yusuf Akın Barka, ödemeleriyle beraber şirketi satın aldığını söylüyor ama bu ihalenin ödemesi çekle yapılmış. O zaman hangi hak edişini alamadı? Bunun cevabı bizde yok. Peki bu para ve araç kimin icbarı? 3’ünün de mi icbarı? Ortada bir ölü var, ölüye kimse sahip çıkmıyor ama taziye bize kalıyor. Biz kimiz bu hikayede? Hiç kimseyiz… Ya tutarsa mantığıyla bir iddianame hazırlanmış? İrtikap rüşvete dönüşüyor, rüşvete de ihaleye fesatı ekliyorlar.

“İlk defa bir belediye başkanı başkanlık dönemiyle değil adaylık süreciyle yargılanıyor”

Bizim ihalelerimizle alakalı tek bir olumsuz ifade yok, bir tespit yok. İhalelerde usulsüzlük olmadığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilen bir belediye başkanı neden hala tutuklu? Bu kurgu nedeniyle belediye başkanımızın tutukluluğu devam ediyor. Bu kadar belediye başkanı yargılanıyor. Bizim müvekkilimizin hakkındaki tek iddia, belki de daha adaylığı belli olmadığı zamanda olup olmadığı iddia edilen bir konuşmadan ibaret… İlk defa bir belediye başkanı başkanlık dönemiyle değil adaylık süreciyle yargılanıyor.”

Utku Caner Çaykara ile çocukluk arkadaşı olduklarını belirten avukat Arslan, “O siyasetçi olmak istiyordu, ben ise avukat.. Ben İstanbul Hukuk kazandım, o mühendis oldu ve tabiri caizse köpek gibi çalışarak siyasete girdi. Sonunda da alnının akıyla en genç belediye başkanı oldu. Bizim hayallerimiz arasında görüş kabininde görüşmek yoktu. Çiçeği burnunda evli bir başkan, eşi, ailesi, Avcılar halkı onu bekliyor. İtirazlarımızı değerlendirirken bu vicdani muhasebeyi de yapmanızı istiyoruz. Şüpheyi değil, somut delili esas alan, özgürlüğü sınırlamayı değil güvence altına alan bir kararla tahliyesini talep ediyoruz” dedi.

“Yargılama sürecinde masumiyet karinesi önemlidir değil mi? Benim müvekkilime teşhir yürüyüşü yaptırdılar”

Bir diğer avukat Tuğçe Duygu Köksal, “Benim müvekkilim sezgiye dayalı şekilde tutuklandı” diyerek Çaykara’nın gözaltına alındığında medyaya servis edilen görüntüleri mahkeme heyetine göstererek “yargılama sürecinde masumiyet karinesi önemlidir değil mi? Benim müvekkilime teşhir yürüyüşü yaptırdılar” şeklinde konuştu. Avukat Köksal son olarak “Cezalandırma hevesi özgürlükler için çok önemli bir tehlikedir. Cezalandırma hevesi yüksekse en iyi kanunların bile yanlış yorumlanmasına sebep verir. Bu iddianame, bu mütalaa; cezalandırma hevesinin güçlü görüldüğü yerlerdir. Müvekkilimin 9 aydır işlemediği bir suçtan, kamu görevlisi olmamasına ve ihalelerde yer almamasına rağmen tutuklu olması nedeniyle tahliyesini talep ediyorum” şeklinde beyanda bulundu.

“Savunma yapabilmemizin temel şartı, Adnan Acar’ın tahliyesi olacaktır”

Adnan Acar’ın avukatı ise savunma yapmayacaklarını onun yerine ithamlarda bulunacaklarını belirterek, “Savunma yapmamız için adil bir yargılama yapılması gerekir. Burada bir adil yargılama yok. Adnan Acar 13 aydır tutukludur. Önce Adnan Acar tahliye edilmelidir ki savunma yapabilmemiz için temel şartlar sağlanabilsin. Hukukun da temel ilkeleri yerine getirilmiyor. Savunma yapabilmemizin temel şartı, Adnan Acar’ın tahliyesi olacaktır” dedi.

Mahkeme heyeti, avukat savunmalarına süre kısıtlaması getirdi

Ali Rıza Yılmaz’ın avukatı dosyaya giren ve savcılığa “kapı altından” iletildiğini iddia ettiği “imzasız” ihbarları eleştirerek “Benim hiçbir tutukluluk itirazım ciddiye alınmamış. Keşke ben de kapı altından iletseydim o zaman dikkate alınırdı herhalde” dedi.

Mahkeme başkanının sık sık uyarmasına rağmen Yılmaz’ın avukatının beyanının uzun olduğu gerekçesiyle mahkeme heyeti SEGBİS kaydını durdurarak bir anda salondan ayrıldı. 15 dakika sonra salona geri gelen heyet, “Daha önce defalarca söyledik, genelde pek uyulmuyor. Bu yüzde süre sınırlaması koyduk” dedi.

Süre kısıtlaması kararı ‘Duruşmanın gelmiş olduğu aşama ve akabinde sanık müdafiilerine söz verilmesi, dosya kapsamı taraf sayısı ve duruşma salonlarının müsait olmaması nedeniyle aynı hafta içerisinde üç farklı salonda duruşmaya devam edilmeye çalışılması, duruşmanın son günü 20 Şubat olarak belirlenmesine rağmen 27 Şubat’a uzatılmasına rağmen taleplerin değerlendirmeye çalışılması ve bir ayı aşkın süredir duruşmadan on binlerce sayafaya ulaşan binlerce evrak sunulması ve heyetimizde bu evrakların ve taleplerin ve tutukluluk durumlarının değerlendirilmesinin bu aşamada elzem olduğu, sanık müdafiilerinden bu hususta gerekli hassasiyet göstermesi defaaten istenmişse de bazı müdafiilerin bu hususlara riayet etmediği ve yine bazı müdafiilere süre itibariyle kendilerine hiç zaman kalamaması ihtimalinin bulunduğu hususları birlikte değerlendirilerek bu aşamada tahliye taleplerinin bildirilmesi için sanık müdafilerine ve müdafiileri hazır değilse 15 dakika süre verilmesine, birden fazla müdafii olanlar için mevcut sürenin yarı oranında uzatılmasına oybirliğiyle karar verildiği’ şeklinde tutanağa geçti.

Duruşma, yarın saat 10:00’da avukat beyanlarıyla devam edecek.

“Aziz İhsan Aktaş Davası”nın 17’inci gününde mahkeme heyeti, avukat beyanlarına süre kısıtlaması getirdi
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.